Köşe Yazısı

İLK YAZ

Ömür bitiyor bir su misali akıp geçiyor, günler
günleri, aylar ayları, yıllar yılları takip edip, bıkmadan
usanmadan akıp gidiyor. Çocuklar büyüyor biz çocuk
kalıyoruz..

Çiçeklerin etrafa saçtığı kokuların verdiği huzur
hiçbir yerde yok. Her ağacın farklı kokusu ve farklı çiçeği,
baharı müjdeliyor…Ya gülün tomurcuğunu ilk görmenin
verdiği hazza ne demeli? Doğada ahenkli bir dans var,
hepsi birbiri ile uyum içinde insanın içini ısıtan bir ahenk…

Sanki ruhumuza iyi gelen bir şarkı fısıldanıyor
kulaklara, şarkının her sözünde kendini bulduğun, içini
sımsıcacık saran sözler… Arılar, kelebekler, böcekler
sinekler bizden daha mutlu, daldan dala gezip, sefasını
sürüp, ‘bahar bizim’ dercesine uçuşuyor…

Arılar insanlara şifa kaynağı olan balı toplamak
için birbiri ile yarış halinde. Her çiçekten bal alarak ve
kendini hiçbir şey sanırcasına…Güneş kendini yazda
sanıyor, o kadar sıcaklaşıyor ki kavuruyor ortalığı. Soğuk
da kendini kışta sanıp basıyor veryansını çiçekler küsüyor
bahara …

Hayatımız da hep bahardaki gibi rengarenk olsun
istemez miyiz? Her daim gönüllerde çiçek açsa ne güzel
olur. Olmuyor işte, hayatımızda da mevsimler yaşanıyor
zaman zaman.Oldum olası hep sevmişimdir baharı.
İnsanın kanı da ısınıyor baharla birlikte. Dingin ruhlar
kıpır kıpır bir hal alıyor, gönüllere neşe ve huzur doluyor.
Hele yeşilin her tonuna ne demeli? Çimen yeşili, , zümrüt
yeşili, çağla yeşili… Hayat hep yeşil kalsa ne güzel olur.
Yeşilsiz bahar, bahar sız yeşil, düşünülebilir mi?

Tohumlar baharla birlikte toprakta can bulur. Çiğ
taneleri bu mevsimde toprakla buluşuyor toprağa can
vermek için.. .Cemrelerin düşmesiyle toprakta oluşan
sıcaklık bahar çiçeklerinin yeşermesine neden oluyor.
Bahar bir yenilenme döngüsüdür. Önemli bir görevi de
üstlenmiştir aslında, kardan buzdan dağları eritip doğayı
sulamayı ve suyun toprakla buluşmasını sağlamaktadır.

Şırıl şırıl akan dereler, toprağa ve bitkilere can
veriyor. Su toprağın olmazsa olmazı… Su, hayat, kurumuş
dallara ilaç.Bambaşka duygu ve heyecanların yepyeni bir
enerji ile ruhumuzu sardığı diriliş mevsimidir…
Müjdeleyicisi de cemredir…Doğa sanki dışarı çıkın diye
haykırıyor. Her şey şiirsel bir hal alıyor. Her bahar içime bir
hüzün dolar, doğanın haykırışına inat,anlamsız bir
hüzün,sanki içimden kopan! Çiçekleri hatırlatıyor bana…

Her bahar içime bir hüzün dolar,her bahar
yeniden başlamanın hüznünü yaşarım. Yaşanmamışlıkların
ilk günü belki de dallarda açan çiçekler. Her bahar
içimde anlamsız bir hüzün. Düşlerime dahi girmeyenler
gelir her bahar aklıma!Her bahar içimde anlamsız bir
hüzün….Tabiat kendini bizim için yeniliyor. Keşke bunu
herkes bilse! Kimse bunun farkında değil, doğa
çığırtkanlık ediyor, her yerden bahar fışkırıyor. Renklerin
kardeşlik günü sanki birbiriyle sarmaş dolaş olmuş bu
mevsimde.

Hızırla birlikte el ele yaşam başlamış. Kışın, soğuk
kasvetli havasından, üşümekten yorulan bedenler,
buldukları azıcık güneşle doğaya koşma peşinde.
Doğanın muhteşem uyanışına eşlik etmek istercesine.
Yarına dair her şeyin güzel olacağını düşünürsün,
olmayacağını bile bile. Yitirmezsin içindeki umudunu,
bazen sadece umuttur hayat. Şaşkındır herkes,
sersemliğinin bitmesidir bahar.

Gelişip serpilme mevsimi olan baharda herkesin
gönlünde çiçekler açsın. Keşke her mevsim toprağa
canlar yerine sadece cemreler düşse! Keşke gönüllere kin
nefret yerine her baharda dostluk mutluluk ekilse …

“İlk leyleği gören haykıracak bak bahar geldi.”
(Ülkü Tamer).
Gönlünüzde cemreler eksik olmasın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir