Köşe Yazısı

‘’Şiir Şairin Gönül Dünyasındaki Akan Pınardan Damlayan Su Gibidir’’

Şair, Yazar, Sanat Dostları Grubu Başkanı
Hemşire Hatice Değirmenci Dirgen ile Konuştuk.

1.Hatice Değirmenci Dirgen kimdir?

Nüfus cüzdanımda 17 Nisan 1972 yazsa da annemin dediğine göre 13 Temmuz da doğmuşum. Annem ısrarla buğday biçiminde doğdun dediğinden ben de 13 Temmuz 1972 olarak kabul ediyorum bu tarihi.

 

İlk ve orta okulu eski adı Menye yeni adı Gökçeören olan dünyanın merkezi lakabıyla bilinen Menye ‘de bitirdim. Çifti çocuğu olduğumdan ve köyde lise olmadığından dolayı babam liseye yollamak istedi. Ablam o sene liseye yeni başlamıştı ve babam ikimizi birden okutamayacağını söyleyince dünyam yıkıldı. O kadar çok okumak istiyordum ki köyde gördüğüm herkese babam beni okula yollamıyor diye dert yanıyor, iki gözü iki çeşme ağlıyordum. Fakat ne yapsak nafile babamı kimse ikna edemedi ve o sene okula gidemedim.

Bir sonraki yıl Allah rahmet eylesin köyümüzün ileri gelenlerinden olan aynı zamanda komşumuz, Rahmetli Terzi Şükrü Tosun babamın gönlünü yaptı ve ben Şükrü Amcam sayesinde liseye başladım. O yıllarda lise de alan seçimi vardı ve ben edebiyat sınıfını seçtim. Felsefe derslerini ve edebiyatı çok sevdiğimden oldukça başarılı bir öğrenci olarak liseyi bitirdim. O zamanlar tek oturum yapılan üniversite sınavında Demirci Eğitim Fakültesi’ni kazandım. Fakat babam ben dört yıl seni okutamam dedi ve daha kısa yoldan meslek sahibi olmamı istedi. Baktım babamın imkanları beni okutmak için elverişli değil hemen kısa yoldan nasıl meslek sahibi olurum diye araştırmaya başladım. Şans yüzüme hemen güldü lise mezunu Ebe-Hemşire alınacağını duyunca hemen müracaatımı yaptım ve aynı yıl Manisa Sağlık Meslek Tamamlama Programı Okulu’na kaydoldum ve iki yıl sonra 30.09.1991’de Ebe-Hemşire olarak Kula’nın Şehitlioğlu Köyü’ne atandım. Hem babam mutluydu hem ben. Babam kızım kısa yoldan meslek sahibi oldu diye ben ise; hayalim olan okumak ve köyden kurtulmayı başardım diye.

İki çocuk annesiyim, biri oğlan biri kız. Oğlum eczacı; inşallah en yakın zamanda kendi eczanemizi açacağız. Kızım fen lisesi mezunu, diş hekimi olmak istiyor. Üniversite sınavlarına hazırlanıyor. Çocuklarım için dünyayı yıkabilecek güce sahip olduğumu düşünüyorum. İyi bir eş, mükemmel bir anne ve fedakâr bir baba! olduğumu düşünüyorum.

2. Şiir yazma kabiliyetinizi ne zaman keşfettiniz? Şiir kitabınız var mı?

Şiire ilgimi ilkokul öğretmenim keşfetti. Bayramlarda hep şiir okuturdu. Aslında yazmaktan çok okuyordum.

Hayat bir sınavdı ve bana sorulan sorular oldukça zordu. Cahit Sıtkı Tarancı ‘’Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.‘’ Demiş. Benim o yaşa erişmeme daha üç senem vardı. Bana evlatlarını emanet eden çocuklarımın babası hastalanınca başladım şiir yazmaya.

‘’Sen hiç sevdiğin
Yanı başında fakat
Dağlar kadar uzakta
Bir bayram sabahı uyandın mı?
Kalk bak bugün bayram
Aç o güzel gözlerini
Sensiz bayram bize çok zor gelecek
Açmamış tomurcuk
Güllerin için kalk bak”

‘’Bu gün bayram‘’ şiiri ile başladığım şairlik yolculuğumda; yaşadığım her acıyı kalemimden kağıda döktüm. Kâğıt ve kalem en sadık sırdaşım ve dostum oldu. Beyaz sayfalara yazdıklarımı yılarca sakladım.

 

İlk görev yerim olan Kula’dan sonra Balıkesir’in şirin ilçesi; yağcı bedir halısı, höşmerimi ve kertil çam kolonyası ile ünlü Sındırgı bana hayatımın sınavını yaşattı. Ve sınavı derin yara alarak atlattıktan sonra Salihli’ye tayin oldum. Salihli’ye geldikten sonra şiirle ilgilenen Sedat Günay’ın çalıştığı okula çocuklarımı kaydettirdim ve önceden de tanıdığım hocama şiirlerimi gösterdim. O da Salihli’de sanatla ilgilenen Bizim Ece dergisi sahibi Sayın Ahmet Otman ve oradaki arkadaşlarla tanıştırdı. Hayatımda yeni bir sayfa açtığım bu grupta kendisi de şair ve yazar olan eşim Hakan Dirgenle tanıştım.

Ahmet Otman ve bu gruptan çok şey öğrendim. Eşim ile ortaklaşa çıkardığımız şiir kitabının ve eşime ait olan ‘’Bedenim Uykuda’’ adlı romanın sayfa düzeni, dizgi ve düzenleme gibi işlerini kendim yaptım ve bu meşakkatli süreç bana çok şey kattı. Eşim ile ortaklaşa çıkardığımız ‘’Yarı yarıya’’ adlı bir şiir kitabımız mevcut. Bu kitabımızda eşimin bana ithafen yazdığı yarı yarıya şiirini sizinle paylaşmak isterim.;

Kapatıyorum bu gece
Bekarlık sayfamı
Kiminle konuşup
Kiminle yaşadığımı
Unuttum bile
Bundan sonraki hayatımı
Seninle paylaşıyorum
Yarı yarıya

Sevinçleri paylaşalım
Yaşamı paylaşalım
Sevgimizi paylaşalım
Yarı yarıya.

Ağlamayı hiç düşünme
O bana ait
Şimdiden söylüyorum bak
Küsmekte bana ait

Seninle hep gülelim
Yarı yarıya
Sen nefes ol ben kalp
Bir bedende yaşayalım hep
Sen yağmur ol ben bulut

Sen güneş ol ben yıldız
Ayları paylaşırız yalnız
Ben bir dağın zirvesinde dağ olayım
Sen bende açan kardelen
Her şeyi göze alıp benimle evlenen
Aynı evi paylaşır mısın? Benimle
Yarı yarıya.
Yarısı biten ömrümün
Geri kalan ömrünü paylaşır mısın? Benimle.
Yarı yarıya…

Sanat çalışmalarımda bana yarı yarıya destek olan eşime, sanat dostu araştırmacı yazar Sayın Ahmet Otman’a ve bana ‘’Deli kızım’’ diyen babama verdikleri emekten dolayı sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Salihli İstiklal Gazetesi, Başkent Haber, Havadis gazetelerinde köşe yazılarım yayınlanıyor. Ayrıca Salihli İstiklal Gazetesi’nde her hafta şiir köşesi hazırlıyorum.

3.Edebiyatın başka alanlarında da çalışmalarınız var mı?

Salihli Sanat Dostlarının ve Bizim Ece Dergisini uzun yıllar yayınlayan Ahmet Otman‘ın yaptığı tüm etkinliklerde yer aldım. Yine Ahmet Bey’in, Salihli Şehitleri isimli kitabının tanıtım programında ilk deneyimim olan sunuculuğu yaptım.

Organ bağışının önemini anlatan eşimin yazmış olduğu ‘’Bedenim Uykuda’’ adlı romanın imza gününde de sunucunun işi çıkınca programı yönettim ve sundum. Yine Sanat Dostları Gurubu’nun yaptığı şiir etkinliklerinde kendi yazdığım şiirleri okudum.

Salihli Türk Müziği Korosu, Salihli Devlet Hastanesi Türk Sanat Müziği korolarına korist olarak katıldım ve yazdığım şiirleri okuyarak programlara renk kattım.

Ve dün itibariyle meslek hayatımda otuz yılı tamamlamış bulunmaktayım. Kendisi kadar inatçı olduğumdan mıdır? Kafama koyduğumu yaptığımdan mıdır? Bilinmez ama babam hep bana deli kızım der. Deli kız şiirini babama yazdım.

DELİ KIZ

Ben babamın deli kızıyım,
Neden deli kızım der anlayamadım,
İleri git deli kız geri gel deli kız,
Büyüdüm hala babamın deli kızıyım.
Babamın gönlünde büyüdüm fakat!
Gözünde büyüyemedim.
Düştüm! kalkarsın güçlüsün,
Sen benim deli kızımsın dedi.
Yaşıtlarımdan farklı olduğumdan mı?
Yoksa gerçekten deli olduğumdan mıdır bilinmez.
Fakat babalar kızlarını deli kızım diye seviyor sanırım.
Bende babamın sözünü tuttum ve ayaktayım.
Hayatta kaldım ve sıkı sıkı sarıldım
Babama ve hayata.

Edebiyat alanında birçok çalışma yapmak istiyorum. Yazmanın insana çok şey kattığını ve bir okul olarak gördüğüm bu mecrada kendimi geliştirmek istiyorum. Ayrıca gençlere sanatı sevdirmek için projelerim var. Kendi yazdığım şiir ve köşe yazılarını bir kitap haline getirmek istiyorum.

4. Şiir yazarken nasıl bir ruh hali içinde oluyorsunuz? İlham gelmesi için belli bir ortama ihtiyaç duyuyor musunuz?

Nasıl bir ruh hali? Ya çok üzülmüşümdür ya da çok sevinmişimdir. Büyük Üstat Neşet Ertaş ‘’Yaşamadan yazılmaz’’ demiş. Bende yaşadığım olaylar karşısında etkilendiklerimden bana ilham olanlara göre yazıyorum.

İlhamın nerede geleceği belli olmuyor. Belirli bir ortama gerek duymuyorum. Ne zaman geleceği belli olmadığından yanımda, arabada, işte, çantada hep kâğıt ve kalem taşıyorum.

5.Etkilendiğiniz, beğendiğiniz şairler kimler?

Cemal Süreya’nın ‘’Üşüyor musun? Üzülme bee! Gel yanıma. O kadar yaktın ki canımı; ısınırsın üşümezsin bir daha‘’ şiiri tam beni anlatıyor. Can Yücel, Özdemir Asaf, Edip Cansever ve Nazım Hikmet beğendiğim şairler.

6.Şiir size ne ifade ediyor?

Şiir duyguların dile ve kaleme dökülmesidir. Ruhun cenneti olarak nitelediğim şiir; insanın gönlünde yatan henüz uyanmamış güzelliklerin, uyanarak dile gelmesi ve kaleme dökülmesidir. Şiir yüreğimizdeki yükü hafifletir. Şiir şairin gönül dünyasındaki akan pınardan damlayan su gibidir.

7.Hayat felsefenizden bahseder misiniz?

İnandığım yolda yürür, kafama koyduğumu kesinlikle yaparım, mükemmeliyetçi bir yapım var. Başarılmayacak ya da imkânsız olan bir şey yoktur diye düşünüyorum. Gözüm kara, risk almayı seviyorum ve hep zor olanı seçiyorum. İstisnalar hariç Rabbim izin verdikten sonra başarılmayacak bir şey yoktur diye düşünüyorum. Özgür ve yenilikçi bir ruh anlayışım var. Hiç pes etmeden, yorulmadan ilerlemek için durmadan çalışıp çabalıyorum. Bazen yolda ters dönmüş kaplumbağa gibi hissediyorum kendimi. Ne kadar zor olsa da ayaklarımın üstüne geri dönüyorum.

8.Aynı zamanda Sanat Dostları Grubu başkanısınız. Faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

Pandemi nedeniyle başkanı olduğum Salihli Sanat Dostları Gurubu’nu önce bir dernek çatısı altında toplayıp; Salihli’de yaşayan sanat severlerle birlikte hareket ederek, sanat ve kültür zengini Salihli’yi ileri medeniyetler seviyesine taşımak isterim. Yazmanın bir aşk olduğunu ve sanat olmadan medeniyetin olmayacağını gençlere aşılamak istiyorum. Şiir’in başkenti olan Salihli’ye sanat adına katkılarda bulunmak hedeflerim arasında.Bir sanat dostu olarak şiir yazan, resim yapan, edebiyatın her dalı ile ilgilenenleri bir çatı altında toplamak ve daha güzel etkinliklere imza atmak isterim.

9.İleriye dönük ne gibi hedefleriniz var?

En kısa zamanda çevre ilçelerde yaşayan şair arkadaşlarla birlikte güzel bir şiir programı yapmak ve Atatürk Gönüllüleri Platformu üyeleri ile birlikte kütüphane olmayan köylere kütüphane kurmayı hedefliyorum. En kısa zamanda çalışması tamamlanan Kula İlçesi, Körez Mahallesi’nde kütüphanemiz açılacaktır.

10.İleriye dönük ne gibi hedefleriniz var?

Birkaç yıl daha çalışıp emekli olmayı düşünüyorum. Emekli olduktan sonra sanat çalışmalarına daha ağırlık vererek; yeteneği keşfedilmemiş olan yazar, şair ressam gibi sanatın her dalı ile ilgilenenleri bir çatı altında toplayıp Salihli’de sanatı en doruk noktalara çıkarmak istiyorum.

11.Geçmişe dönük keşkeleriniz var mı?

Evet; eğitim fakültesinde okusaydım sanat alanında kendimi daha iyi geliştirirdim diye düşünüyorum. Keşke Demirci Eğitim Fakültesi’nde okusaydım diye düşünmedim desem yalan olur.

12.Kırmızı çizgileriniz var mı?

Vatan, Millet, Bayrak sevgisi olmazsa olmazlarım arasında ilk sırada yer almakta. Verilen söz mutlaka tutulmalı, kesinlikle istikrarlı olunmalı ve her şey benim istediğim zamanda ve istediğim gibi olmalı.

13.Başınızdan geçen ilginç bir anınızı okuyucularımızla paylaşır mısınız?

Balıkesir’de çalışıyordum, tayinim Salihli’ye çıktı. Kiraya girmek istemediğimden ev almaya karar verdim. Her hafta sonu Salihli’ye gelip ev baktım fakat içime sinen bir ev bulamadım. Tam artık ümidi kestim kirada oturayım derken, satılık bir ev gördüm ve çok beğendim. Hemen ilanda yazan numarayı çevirdim ve müsait iseniz evin önündeyiz bakabilir miyiz dedim. Telefonun ucundaki ses ‘’tamam yarım saate geliyorum‘’ dedi. İçim içime sığmadı, bir anda güzel şeyler olacak dedim. Hatta yanımda bulunan yakınıma; öyle güzel olacak ki, şimdi gelecek olan kişi tanıdık çıkacak ve ben bu evi alacağım dedim.

Bu arada daha evin içini bile görmemiştim. Dışından baktığımda konumu ve dış görünüşü her şeyi içime sinmişti. Aradan ne kadar bir süre geçti hatırlamıyorum. Son model siyah bir araba geldi evin önüne. İçinden benim yaşlarımda bir bey çıktı ve selam verir vermez ‘’Hatice sensin değil mi?’’ Dedi. Bende onu tanımıştım. Liseden arkadaşımdı arabadan inen. ‘’Ne güzel tesadüf’’ dedi. Ben de siz gelmeden; gelen kişi tanıdık olacak ve ben bu evi satın alacağım demiştim yakınıma diye cevap verdim. Öyle de oldu unutamadığım güzel anılarımdan biridir. Altıncı hissimin gücüne güveniyorum.

13.Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Pandemi dolayısıyla zor zamanlar geçirdiğimiz şu günlerde herkesin tedbirlere uymasını ve en kısa zamanda aşılarını olmalarını bir sağlık çalışanı olarak belirtmek isterim. Tüm sağlık çalışanları bu süreçte canla başla çalıştılar ve hep ön safta yer aldılar. Bizlerin vermiş olduğu bu emekler boşa gitmesin. Tedbirleri elden bırakmadan bu zor süreci hep birlikte atlatalım.

Ayrıca bu süreçte merhamet ve özveri ile yapılan hemşirelik mesleğini ne kadar çok sevdiğimi fark ettim. İnsan ruhuna ilmek ilmek, nakış işleyen tüm sağlık personelini yürekten kutluyorum.

Editör’den : Yolunuz Açık Olsun Hatice Hanım

Hatice Hanım’ın şiire olan kabiliyetini ilk önce öğretmeni keşfetmiş. Fakat onu şair yapan çok meşakkatli, çok duygusal ve çok zorlu bir süreç. Çocuklarının babasının amansız bir hastalığa yakalanması ve bu hastalık nedeniyle genç yaşta terk-i dünya etmesi. Bu olay duygularının coşmasına ve kendi ifadesi ile gönül dünyasında var olan pınarı coşturmasına neden olmuş. Gönül dünyasındaki bu pınardan damlayan damlalar adeta duygu dolu bir göl oluşturmuş.

Duygusal olduğu kadar güçlü ve kararlı bir kadın Hatice Hanım. Kıt kanaat geçinen bir ailenin kızı olarak dünyaya gelmiş. Ablası ile kendisini okutmaya babasının bütçesi uygun değil. Okuma konusunda kararlı olan ve o zaman liseyi okuyabilmesi için Kula’daki liseye gitmesi gereken ‘’Genç Hatice’’ kaderine razı olmaz. Babayı ikna etmek için denemedik yol bırakmaz. Neredeyse tüm Gökçeören’i ikna çalışmaları için devreye sokar. Fakat sonuç nafile.

Bir mucize olur. Köyün ileri gelenlerinden komşuları, Rahmetli Terzi Şükrü Amca’sı onun bu istekli ve kararlı okuma savaşına daha fazla seyirci kalamaz ve devreye girer. Bir şekilde babayı ikna etmeyi başarır. Dünyalar Hatice Hanım’ın olmuştur. Babası büyük fedakârlıklarla Hatice kızını da okutur. Hatice Hanım’ın şansı yaver gider. Liseyi bitirdikten sonra aldığı bir senelik eğitimle Ebe- Hemşire olur. Kısa yoldan hayata atılır.

Olumsuz gibi görünen hayat koşullarını bazı insanlar olumluya çevirebiliyorlar. Hatta insan hayatındaki olumsuzluklar mücadele azmini tetikliyor ve bir de bakıyorsun başarıya giden yolda motivasyon kaynağı oluyor. Zor kazanılan, büyük emek sarf edilen şeyler insanları başarıya götürüyor. Bunun en güzel örneklerinden biri de Hatice Hanım.

Mesleğinin yanında içinde yanıp tutuşan sanat aşkını; sanatçı kimliğini de geliştirebilmek için de mücadele etmiş. Salihli’de Şair, Yazar Ahmet Otman’ın öncülüğündeki Sanat Dostları Grubu’na katılmış. Sanat Dostları Grubu’nun Hatice Değirmenci Dirgen’in bu alanda kendisini yetiştirmesinde büyük katkıları olmuş. Şu anda Ahmet Otman’ın uzun yıllar başkanlığını yaptığı bu gruba başkan olarak hizmet veriyor. Ayrıca gazetemizde ‘’Duyguların dili’’ adlı şiir köşesini hazırlıyor ve köşe yazarlığı yapıyor.

Büyük hayalleri var Hatice Hanım’ın. Salihli’de kültür ve sanat hayatını canlandırmak; sanatı en doruk noktalara çıkarmak istiyor. Onu tanıdıktan sonra bu ideallerini gerçekleştireceği konusunda en ufak bir şüphem yok. Bu idealini sanat ve kültüre gönül verenlerin de desteğiyle gerçekleştireceğine inanıyorum. Yolunuz açık olsun Hatice Hanım.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir