Köşe Yazısı

Sağlık Çalışanları ve Tükenmişlik

Emine Aktaş
Uzman Hemşire
[email protected]

Covid 19 Pandemi süresince en ön cephede
savaşan fedakar kahramanlar, hastalarına şifa verebilmek
için canları pahasına mücadele ediyor. Corona virüs
savaşında en çok mesai yapan ve en çok risk grubunda
bulunan sağlık çalışanları; doktoruyla, hemşiresiyle ve
diğer sağlık çalışanlarıyla hepsi ayrı birer kahraman ve
hepsi her ne pahasına olursa olsun iyileştirmeye yemin
etmişler.

Bu savaşta olası bulaş riskine karşı kendilerini de
izole etmek durumunda kalabiliyor, sevdiklerini korumak
adına evlerinden ayrılıyorlar ya da ailelerini başka bir
yerlere gönderiyorlar. Çocuklarını, eşlerini ve anne
babalarını uzun süre göremeyen sağlık çalışanları,
telefondan görüntülü konuşarak hasret gidermeye
çalışıyorlar.

Covid-19 tanısı alan ve şüphesi olan hastaların
tedavisinde yakın temasta bulunmaları sebebiyle,
hastalığın kendilerine bulaşmasını önlemek için tulum,
önlük, maske, gözlük ve siperlikle koruyucu tedbirlerini
alıyor, özellikle hastayla temas edeceği zamanlarda 2-3 kat
maske ve eldiven kullanımına özen gösteriyorlar ve bu
kıyafetlerin içinde saatlerce kalabiliyorlar.

Başka bir deyimle her birinin sırtından ter eksik
olmuyor. Çünkü hastaları şifa bekliyor. Çünkü onları
sevdikleri bekliyor. Çünkü onların edilmiş bir yeminleri var.
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturu ile hem
iyileştirmeye hem de toplumu korumaya yılmadan devam
ediyorlar.

Öteyandan duyarlı vatandaşlar sağlık
çalışanlarına saygıda kusur etmeyip ellerinden gelen
desteği yapabiliyorken bazı kendini bilmezler de bu
kahramanlardan köşe bucak kaçabiliyor. Bütün bu sıkıntılı
sürece rağmen mücadeleden en az zararla etkilenmeye
çalışıyorlar.

Kısaca usta şair Necip Fazıl’ın dediği gibi “Bu dava
hor, bu dava öksüz, bu dava büyük”.
Peki bu süreç ne zaman bitecek?
Ne zaman evlerine dönebilecekler?
Ne zaman özledikleri yavrularına doyasıya
sarılabilecekler?

Ne zaman anneye, babaya, kardeşe
kavuşabilecekler?
Ne zaman çocuklarının doğum günlerini hep birlikte
kutlayabilecekler?
Ne zaman iş çıkışı aldığı hediyeyi götürüp eşine
verebilecek yada annesine “ anne bu hafta sonu geliyorum”
diyebilecekler?

Belirsizlikler hep üst üstüne, birde zorlayan çalışma
koşulları olunca bu savaşçılar yorulmayacaklar mı?
Tükenmeyecekler mi? Elbette yorulacak ve tükenecekler.
Bilimsel araştırmalar tükenmişliği, sürekli güçlü strese
maruz kalmaktan kaynaklanan fizyolojik, zihinsel ve
duygusal alanlarda hissedilen bir durum olarak
tanımlamakta ve duygusal tükenme, duyarsızlaşma, kişisel
başarı duygusunda azalma olmak üzere üç boyutta ele
almaktadır.

Bu bağlamda; her gün düzenli mesaisini yapan ve
yirmi dört saat nöbetini tutan sağlık çalışanları zorlu fiziksel
koşullar ve bulaş riski ile sürekli karşı karşıya kaldığı sürece
tükenecekler ve dolayısıyla bu kahramanların verimlilikleri
azalacaktır. Her hastayla temasında “virüs bana da bulaşır
mı” ya da her nöbet çıkışı “benden bir başkasına bulaşır
mı”kaygısı azımsanacak bir psikoloji olmasa gerek. Ya da
her geçen gün çemberin biraz daha daralması, medyada
coronadan vefat eden sağlıkçı haberleri insanda iyi bir
duygu ve düşünce bırakmaz eminim.

Hemen aklıma Ülkemizde modern hemşireliğin
gelişmesine büyük katkısı olan ilk Türk hemşire Safiye
Hüseyin Elbi geliyor.

Tarihin en kanlı savaşların birinde, Çanakkale’de
kahraman askerlerimizin yanında yer alan, biran bile
tereddüt etmeden vatan uğruna toprağa düşmeyi göze
alan, vazifelerini yerine getirmeyi her şeyden aziz bilen
cengaverlerin, yaralı yiğitlerin özlediği anne, şefkat
kahramanı ünvanını alan gönüllü hemşire şöyle der:
“Bakımımızla iyileşen, gözleri parlayan hastalar görmek
dünyalara bedeldir. Gözümüz hastalara yardım etmek,
acılarını dindirmekten başka bir şey görmüyordu. Şefkatle
sarılmak hastaların moraline tesir ediyordu. Bana valde
hanım ya da hanım anne diyorlardı. Evimde iki çocuğumu
bırakmıştım ama hastanede yüzlerce çocuğum vardı”.

Özetle; bu meşakkatli savaşın, toplum olarak
idrakını iyi yapabilmek, bireysel olarak üzerimize düşeni
yerine getirebilmek, sağlık çalışanlarına bir nebzede olsa
katkı sağlayabilmek toplumsal duyarlılık açısından herkesin
görevidir.

Sözlerimi burada noktalarken, bu kutsal
mücadelede hayatlarını kaybeden sağlıkçı kardeşlerimizi
rahmetle anıyorum.
Mekanları cennet olsun.

 

6 Replies to “Sağlık Çalışanları ve Tükenmişlik

  1. Bu dönemde sağlık çalışanlarımızın emeği ve hakkı ödenmez, hepsinden allah razı olsun. elleri öpülesi fedekar ve cefakar sağlıkçılar,

  2. Emine Aktaş hanımefendiyi tebrik ediyorum. Covid 19 sürecinde sağlık hizmet sunumunda büyük sorumluluk altında hastalarına bakım veren onların psikolojik ve sosyolojik olarak süreci sıkıntısız atmalarında fedakarca çalışan hemşireleri çok güzel anlatmış. Hemşireler bu süreçte sevdiklerinden kendini izole ederek hastalarına kahramanca hizmet etti. Beni bu süreçte tek üzen 6 aydır görsel basında fedakarca görev yapan hemşireleri çıkarıp konuşturma nezaketi gösterilmedi. Unutulmamalı sağlık hizmet sunumu multipliner bir süreç ile hastalara hizmet verilmektedir.

  3. büyük bir özveriyle çalışan tüm sağlık çalışanlarına minnettarız. güzel konulara değinmişsiniz emeklerinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir