Köşe Yazısı

Op.Dr. Seçkin Meriçeli ile Konuştuk

’’2021 Yılında  Bölgede İlk ve Tek Olarak Kalp Merkezi
Ünvanını Alarak Başarımızı Tescilledik’’

1. Sizi Tanıyabilir miyiz?

Öncelikle böyle bir söyleşi yapma nezaketi gösterdiğiniz için teşekkür ediyorum. Ben Operatör Doktor Seçkin Meriçeli. 1973 Kırklareli, Pınarhisar doğumluyum. İlk, orta okulu Pınarhisar’da okuduktan sonra 1987 yılında İstanbul Polis Koleji’nde lise eğitimine başladım. 1991 yılında İstanbul Polis Koleji’ni bitirdikten sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandım. Tıp Fakültesini 1997 yılında bitirdikten sonra Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümünü kazanarak ihtisasa başladım. İstanbul’daki ihtisas sürem 2001 yılında bitti. Sonra Ankara GATA Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalında askerliğimi bitirdim. Askerlik sonrası 2003 yılında Salihli Devlet Hastanesi ilk görev yerim oldu. Uzman olarak ilk çalıştığım hastane Salihli Devlet Hastanesidir. 2003 ile 2008 yılları arasında Salihli Devlet Hastanesinde görev yaptım. 2010 yılında hastanemizin açılışından bu yana kurucu ortaklarından biri olarak, başhekimlik görevini yapmaktayım. 2003 yılından bu yana Salihli halkına en iyi hizmet vermeye çalışıyoruz.

 

2. Hastanenizin kuruluş hikayesini öğrenebilir miyiz?

Salihli sağlık alanında birçok ilklere imza atan bir yer. Manisa’da bile özel hastane yokken 1993 yılında ilk özel hastane kuruldu. Salihli coğrafi şartları gereği merkezi bir konumda. Doğumuzda Kula, Selendi, kuzeyimizde Köprübaşı, Borlu, Demirci, güney doğumuzda Alaşehir, Sarıgöl batımızda Ahmetli, Gölmarmara hattı ile beraber bu bölgede ciddi bir nüfus var. Bu nüfusun sağlık hizmetini alması özel muayeneler ve daha sonra özel hastanelerin açılması yıllar boyu gerçekleşmiş. 2003 yılında ikinci özel hastane açılmıştı. Bu iki özel hastaneye rağmen halen Salihli’de ciddi anlamda bir sağlık hizmeti açığı olduğunu düşünmüştük. İlk yönetim kurulu başkanımız Op. Dr. Bekir Yasa Bey’in teklifi ve bizi bir araya getirmesiyle beraber hastanemizin kuruluş aşaması başlıyor. Hastanemizin 10 kurucu ortağı var. Dokuzu aktif olarak hastanemizde hizmet vermektedir. Kurucu ortaklar olarak; birlik ve beraberlik, dayanışma ve güven içinde çok şükür bugünlere geldik. Bizim avantajımız kendi işimizi yapıyor olmamız. Biz hekimiz ve sağlık yatırımımız var. Sonuçta bu işi kendi çatımız altında yapmanın da ayrı bir zevki, hazzı var. İnsanın her gün gelirken kendi yuvası kabul ettiği bir yere gelmesi çok güzel bir şey. Bu duyguyu çalışan tüm hekim arkadaşlarımız ve diğer hizmet veren arkadaşlarımızın da tatmasını sağladık. Gerçekten çalışan memnuniyeti yüksek olan bir hastaneyiz. Çalışanın mutlu olmadığı bir yerde başarı da yakalanamaz.

 

3. Medigüneş Hastanesi hakkında genel olarak bilgi verir misiniz?

Hastanemizin 2008 yılında Op.Dr. Bekir Yasa’nın önderliğinde kurulma aşamaları başlamıştır. Önce içinde bulunduğumuz arsası satın alındı. Mimari projesi Mimar Filiz Eren tarafından çizildi. Mühendislik hizmetleri de Eren Mühendislik tarafından yapıldı. Birçok inşaat firmasıyla görüşmemizin sonucu daha çok otel inşaatlarında uzmanlaşmış Ulusal Yatırım isimli bir firma ile anlaştık. Ulusal Yatırım’ın ilk hastane projesiydi. 2009 yılının Ağustos ayında temel atma törenini yaptık. Hastanemizin 10 kurucu ortağı var. Prof.Dr. İbrahim Ragıp ÖZKAN, Op.Dr. Bekir YASA, Op.Dr. Selçuk TIRAŞ, Op.Dr. Seçkin Meriçeli, Op.Dr. Çetin SÖZAL, Uzm.Dr. Hüseyin TUNAR, Uzm.Dr. S. Cüneyt Dinç, Op.Dr. Damla Seyhun Meriçeli, Uzm.Dr. Mehtap Aktaş, Uzm.Dr. Zehra Tiryaki olmak üzere 10 ortak hastanenin yapım aşaması ile inşaata başladık.

Aralık 2010 yılında inşaatımız bitti ve cihazları yerleştirmeğe başladık. Yaklaşık 13-14 ayda hastanemiz açılış aşamasına geldi. 10 Aralık 2010 tarihinde de ilk hasta kabulünü yaptık. Bu bölgede sağlık alanında bir ihtiyaç vardı. Çünkü o zaman özel sağlık sigortaları, aynı zamanda SGK’nın birleştirilmiş olması bu yatırımın hem bizim açımızdan hem de vatandaş açısından isabetli olacağı kısmını destekliyordu. Ülkenin o zaman ki konjonktürüne göre karar verip hastanemizi açtık. Hastanemizin hem hızlı yapılması hem de modern hastanecilik planları içinde yapılması bizim için avantaj oldu.

Hastanemizin yapım aşamasında Filiz Hanım ile bütün detaylar konusunda fikir alışverişinde bulunup, öyle uygulamaya sokmamız bizim hizmetimizin kalitesinin artmasına sebep oldu. Bir kapının bile uygun olmayan bir yerde olması hizmet kalitemizi, hastamızın da konforunu olumsuz olarak etkiler. Tabi ki hastanecilik zor bir iş. Olayın hem işveren hem de hizmet veren kısmındayız. İki tarafın da zorluklarını biliyoruz. Açıldıktan sonra çok ciddi bir talep ile karşılaştık. Bu ciddi talep ne kadar doğru bir karar verdiğimizi bize gösterdi. Hastanecilikten kazandığımızı, hastanemize yatırım yaptık. Hastanemizin arka kısmındaki bir arsayı satın aldık. Yan taraftan da bazı arsalar satın aldık. Çeşitli tıbbi cihazlarımızı yeniledik. Özel hastanecilikte tıbbın gereğini vermek lazım. Bir hekim istediği kadar iyi olsun arkasında donanımsal bir destek olmayınca maalesef başarılı olamıyor. Hasta muayeneye geldiği zaman tabi ki hızlı hizmet almak istiyor. İyi bir ortamda iyi bir hekime muayene olmak istiyor, iyi cihazlarla bakılmak istiyor. Ameliyat veya yatış yapılacaksa iyi bir donanıma sahip hastanede yatmak istiyor. Böyle bir hastaneyi Salihli’ye kazandırdık. Tabi ki hizmet sektöründe talepler bitmez, ihtiyaçlar da bitmez. Bunları ne kadar yerine getirebilirsek o kadar başarılıyız demektir.

 

4. İddialı olduğunuz, bir branş var mı?

Hastanemizde; Genel Cerrahi, Beyin ve Sinir Cerrahi, Plastik Cerrahi, Göz Hastalıkları, Dahiliye, Ortopedi ve Travmatoloji, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Kulak Burun Boğaz, Kardiyoloji, Kalp ve Damar Cerrahi (KVC), Acil Anjiyo ve Elektif Anjiyo
Üroloji, Nöroloji, Göğüs Hastalıkları, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Cildiye, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Anestezi ve Reanimasyon, Radyoloji, Biyokimya ve Acil Servis branşlarında sağlık hizmetleri sunulmaktadır. Tabi ki zaman zaman bazı branşlardaki sayıyı artırıp eksiltmemiz de mümkün oldu. Mesela kadın doğum 3 hekimle hizmet veriyor. Göz 2 hekimle, Genel Cerrahi 2 hekimle, Dahiliye 2 hekimle, Ortopedi 2 hekimle, Kardiyoloji 2 hekimle, Kalp Damar 2 hekimle, Nöroloji 2 hekimle hizmet vermektedir. Birçok branşta birden fazla hekimimiz olması daha çok hastaya şifa dağıtmamıza neden oluyor.

İddialı derken, hastanemiz 2017 yılında Kardiyoloji ve Kalp Damar Cerrahisini bünyesine kattı. 2021 yılında ise bölgede ilk ve tek olarak kalp merkezi unvanını alarak başarımızı tescilledik. Tabi ki bölgede ciddi bir eksikliği gidermiş olduk. Çünkü kalp hastalıkların da hastanenin kuruluşundan bu yana bunu açmaya çalışıyorduk fakat Salihli’nin büyükşehir belediyeleri kapsamında olmamış olması bu hizmeti yapmaya müsaade etmiyordu. Büyükşehir belediyesi yasaları onaylandıktan sonra hastanemizin imkanları ve kapasitesine bakarak, böyle bir yatırımın fizibil olabileceğini düşünüp açmak için başvurduk.

Kalp hastalıkları anlık müdahalelerle hastanın hayata tutunmasını sağlayan branş olduğu için; örneğin Selendi’de kap krizi geçiren bir hasta için önce Selendi Devlet Hastanesi’ne geliyor, oradan Salihli Devlet Hastanesi’ne sevk ediliyor, oradan da Manisa veya İzmir’e gidiyordu. Bu süre yaklaşık 4-4,5 saat sürüyordu. 90 dakika kuralı var. Kalp krizinde kalbin iskemiye girmemesi için 90 dakika içinde damarın açılması gerekiyor. Bu süre ne kadar kısa olursa hasta için o kadar avantajlı oluyor. Salihli’de bu sebepten birçok kalp hastası hayatını kaybetti. Buna bazı hekim arkadaşlarımız da dahil. Kalp hastalığında ölüm oranını azaltmak erken müdahale ile sağlanıyor. Onun için bu branş bizim iddialı olduğumuz branşların başında geliyor. Bu diğer branşlarda iddialı olmadığımız anlamına gelmez. Salihli şartlarında bir il bazındaymış gibi hizmet veriyoruz. Bir İzmir, bir İstanbul, Bir Ankara seviyesinde hizmet vermeğe çalışıyoruz. Teknik donanımızı da her geçen gün artırdık, artırıyoruz.

5. Toplumun bazı kesiminde özel hastaneler konusunda olumsuz bir yargı var. Bu konuda ne söylersiniz?

Özel sektör devleti daha dinamik tutan bir sektör, isteklere ve taleplere daha hızlı tepki veriyor. Özel sektör eğer doğru işletilirse toplumun hizmet aldığı hangi kalemde olursa olsun, olmazsa olmazıdır. Özel sektör hizmette kaliteyi artırıyor. Özel sektörün sayısının fazla olması da kaliteyi artırıyor. Hekimlik gerçekten vicdan ile yapılacak bir meslek. Kişiler vicdanlarını kaybetmediği sürece, verdikleri hizmeti sadece para olarak görmedikleri sürece bu hizmet kutsal bir hizmettir. Her meslekte olduğu gibi bizim mesleğimizde de malesef bazı sıkıntılı durumlar yaşanmıştır, yaşanacaktır. Burada mühim olan bunları en aza indirebilmek.

Vatandaşın özel sektöre hangi gözle baktığı önemli. Buralar bir devlet kurumu olmadığı için ödeme kalemleri çıkıyor. Tabi ki ülkenin ekonomik durumuyla ilgili rakamlarda artışlar oluyor. Rakam eğer verilen hizmetin karşılığı değerdeyse ki, bu Salihli’deki hastanelerde böyle olduğu için ben bir sıkıntı görmüyorum.

Güven sorununu aşabilmek için hekimlerin her yapılacak işlemi hastalara gerekçesiyle beraber kalem kalem açıklaması lazım. Hastanın yapılacaklar için ikna edilmesi gerekir.

6. Pandemi döneminden nasıl etkilendiniz?

Pandemi dönemi tüm dünyada zor geçti. Hala da devam ediyor. Pandeminin ilk oluştuğu zaman hakkında tam bir bilgi sahibi değildik. Belirsizlikler herkesi olduğu gibi bizi de korkuttu. Salihli’ye gelmesi Nisan- Mayıs aylarını buldu. O zaman sosyal medyanın da etkisiyle ortalığa bir sürü hikayeler saçılmıştı. Herkeste bir panik havası vardı. O günlerden daha bilgili olduğumuz bu günlere geldik. Ülkemizin sağlık altyapısı gerçekten güçlü. Sonuç olarak bu bölgede hastalığın artması birkaç ayı buldu. O dönemde normal poliklinik hizmetleri de olmadı. Belli sayıda hekimimizi belli saatlerde hastanemize getirerek hizmetimizi uyguladık. Pandeminin birinci dalgası bizi çok etkilemedi esas bizi etkileyen pandeminin ikinci dalgası oldu. 320 çalışanımızdan 80’i hastalandı, bir hekim arkadaşımızı da biliyorsunuz kaybettik. Binlerce hastayı tedavi etmiş Gastroenteroloji Uzmanı, Doktor abimiz Cemal Yıldızı. Bu kadar olumsuzluğa rağmen pandemiyle mücadelede güzel bir hizmet vermeye çalıştık.

7. Meslek hayatınızda yaşadığınız ilginç bir olay var mı?

Hekimlik çok güzel bir meslek. Uzun süredir görmeyen iki gözü de kapanmış olan bir hastanın ameliyat sonrası vermiş olduğu ilk tepki ayrı bir mesleki haz. Bu hiçbir parayla, hiçbir maddiyatla, hiçbir şekilde ölçülemez. Bizim Göz Hekimleri olarak yaşadığımız güzel bir duygumuz. Salihlili down sendromlu bir hastamızı hatırlıyorum. Tabi ki iletişim de biraz zor kuruluyor. Bu hastalarda katarak biraz daha erken oluşuyor. Kırklı yaşlarda bir bayandı. İki gözü de katarak olmuş ve yatağa tamamen bağımlı yaşıyor. Sadece seslere tepki verebiliyor. Anne, baba ölmüş abisi bakıyor. Tüm tetkikler yapıldı ameliyata karar verildi. Ameliyattan sonraki onun o mutluluğu, senin elini tutuşu, sana sarılışı ayrı bir mutluluk kaynağı. Görmeden yardım alarak girdiği bir odadan, ameliyat sonrası yardımsız çıkmasının şahidi olmak, bir hekimin yaşayabileceği en güzel duygulardan biridir. Benim unutamadığım anılarımdan biridir.

8. Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Hastanemiz ilk açıldığında 65 yataklıydı, şu an 114 yataklıyız. Yaklaşık olarak 8500 m2 kapalı alanda hizmet veriyoruz. Branşlarımızı bölgenin ihtiyaçlarını gözeterek açtık. Cihazlarımızı ihtiyaçlara göre yeniledik. Şu an Koroner BT Anjiyo hastanemiz de yapılıyor. Normal anjiyolar bünyemizde zaten yapılıyor. Bu uygulama bölgemizde sadece bizde var. Yani bu ne demek? Benim acaba kalp ile ilgili bir rahatsızlığım mı var? Nedir olay? Damardan verilen bir boya maddesi ile damarların görüntülenip, kalpte bir sıkıntı olup olmadığının görüntülenmesi. Çok kısa süren bir işlem. Bu aynı zamanda Prof.Dr. Ragıp Özkan tarafından değerlendiriliyor. Bu bölgede tek.

Bu kadar hizmet bu alanda verilirken, yakınınızda olan böyle bir hizmeti almamak gerçekten risktir. Özellikle şeker hastalığı, sesiz seyreden kalp hastalıkları, beslenme yanlışlıkları; bunlarla beraber kalp hastalıkları artıyor. Bu ünite hastanemizde var mı?

Var. Bunu Salihli’ye ve bölgemize kazandırdık. Bu bizim için gurur kaynağıdır. Yine anne karnındaki çocukların kalp değerlendirmeleri Ragıp Bey tarafından hastanemizde yapılıyor. Bu tarz yatırımları hastaneciliğe kazandırmak bizim artılarımızı gösteriyor, farklılığımızı gösteriyor. Sonuç olarak vatandaşın hizmeti alması için İzmir’e İstanbul’a, Ankara’ya gitmesine gerek yok. Bizde yapılmayıp da Manisa’da yapılan özel hastanecilik anlamında eksik bir hizmet yok. Tabi ki üniversite hariç.

Bölgenin ihtiyaçlarını gözlemleyerek yeni yatırımlar yapmaya devam edeceğiz. Örneğin yoğun bakımlarımızı artırdık. Yoğun bakımlardaki yatırımlarımız ile kendini güncelliyoruz. Sonuçta her bölüme modern, yeni tıbbi cihaz ilave etmek istiyoruz. Tabi ki tıp çok pahalı bir hizmet. Tıbbi cihaz kısmında Türkiye’de yeterince üretim yok. Döviz ile alınan ürünler. Döviz fiyatlarının artması hem cihazların bakımını zora sokuyor hem de yenisini almayı çok zorlaştırıyor. Sağlık sektöründeki en büyük sorun, kazandığımızın belli bir kısmını devamlı yatırıma aktarmak zorundayız. Bu olmazsa hastanecilik tıkanır. Tabi ki Salihli’nin çeşitli ihtiyaçlarını görerek birtakım yatırımlarımız daha olacak. Yeni alanlarla beraber Onkoloji alanında da yatırım yapmayı düşünüyoruz. Onkoloji bu bölgede bir eksikliktir. Yeni yatırımlarla beraber yolumuza devam edeceğiz.

Editör’den : Güven Sorunu

Tıbbın dünyada yaşamın başlamasıyla ortaya çıktığını tahmin etmek zor olmasa gerek. İnsanlar hayatta bulundukları sürece deneme yanılma yöntemiyle geliştirdikleri değişik tedavi metotlarıyla korunmuşlar veya korunmaya çalışmışlar. Tecrübeler ve bilgiler birbirine eklendikçe, insanoğlu çok ciddi başarılar elde etmiş, etmeye de devam ediyor.

Günümüzde artık tıp branşlaşmış, branşlar da kendi içinde branşlaşmaya giderek ciddi bir yol katetmiştir. Buna rağmen katedilecek daha çok yol olduğu görünmektedir. Kanser gibi tedavisi tam bulunamayan hastalığı buna örnek verebilirim. İnsanoğlu ölüm haricinde savaştığı her hastalığı er ya da geç mağlup etmiştir. Kanser’in de bir gün mağlup edileceğine inanıyorum.

Salihli’miz sağlık alanında çok şanslı. Üç özel, bir tane de devlet olmak üzere toplam dört hastanemiz var. Sağlık merkezi konumundayız. Çevre ilçeler ve ilçelerin mahalleleri (köyleri) tedavi için Salihli’deki hastanelerimizi tercih ediyorlar. Salihli adına gurur verici bir durum.

 

Seçkin Bey’e hastaların özel hastanelere karşı güven sorunu yaşadıklarını İzmirli bir aile dostumuzun yaşadığı ve bana anlattığı bir olayı naklettim. O da açık yüreklilikle sorumu cevaplandırdı. İzmir’de özel bir hastaneye çocuğunun göz rahatsızlığı için gittiğini, doktorun daha muayene bile etmeden kan tahlili istemesi üzerine göz rahatsızlığı ile kan tahlilinin ne alakası var? Diyerek muayene olmadan doktorun odasını terk etmiş. Seçkin Bey bu konudaki güven sorununu aşmak için neler yapılması gerektiğini iki madde halinde anlattı.

1.Doktorun muayene etmeden kan tahlili istemesi yanlış.

2.Önce muayene edip, sonra neden tahlil istediğini hastasına en ince ayrıntısına kadar anlatmalıydı.

Peki göz hastalıklarında kan tahlili gerçekten gerekiyor mu? Bunu da Seçkin Bey şöyle bir örnek ile açıkladı. Örneğin hastanın gözünde uzun süredir kaşıntı ve kanlanma var. Hekim vücutta olabilecek bir alerjiyi düşünüyorsa alerji hücrelerini görmek için kan tahlili isteyebilir.

Her mesleğin iyileri ve kötüleri olabileceği sağlık alanında bunlar olabilir. Bizim gibi sağlık hizmeti alanlar genelleme yapmadan, yaftalamadan, araştırarak, soruşturarak sağlık hizmetlerini alırsa sorun yaşamayacaklarına inanıyorum.

Çok güzel bir misafirperverlik örneği göstererek ağırlayan Seçkin Bey’e ve söyleşiyi organize eden, kamera kaydına alan Fadime Çalışkan Hanımefendiye’de teşekkür ederim.

Devlet hastanesinden beri tanıştığımız, adeta ailemizin doktoru olan Medigüneş’in başarılı Acil Doktoru Tarkan Bey’e de buradan selam ederim. Haftaya görüşmek dileğiyle…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir