Köşe Yazısı

O Gün İşte Bu Gündür

Tarihe altın harflerle adını yazdıran başta
Mustafa Kemal ve şanlı Türk milletinin el ele, omuz
omuza, top tüfek ve iman gücü ile sevdalandıkları vatan
için kazandıkları savaşın tüm dünyaya zaferini ilan
ettiği günün adıdır bu gün.

Bu sene 99. yıl dönümü olan Zafer Bayramı’nı,
hepimizin içinde çağlayan engin dereleri şelaleye
dönüştürerek bu coşkulu günü kutlamanın heyecanı
içindeyiz.

Dört yanı düşman işgalinde olan memleketin
verdiği amansız mücadelenin sonunda tüm dünya
milletimizin iman ve inanç gücünü görmüş ve teker teker
ülkemizi terk etmiştir.

Evlat kadar kutsal olan vatan toprakları için
canını feda eden şehitlerimize ve gazilerimize çok şey
borçluyuz.

26 Ağustos 1922’de başlayan 30 Ağustos 1922
gününe kadar beş gün beş gece devam eden Büyük
Taarruz, Türk ordusunun kesin zaferi ile sonuçlanmıştır.

Kurtuluş Savaşı sırasında İşgal altında olan
Salihli dümdüz bir arazi üzerinde, topraklarından
bereket fışkıran, en eski yerleşim yeri olan Lidya
Uygarlığına başkentlik yapan Sardes’in büyülü güzelliği
ile tarihte önemli bir yere sahiptir.

Tarihsel süreçteki önemi XX. yüzyılın başlarından
itibaren artarak devam etmiş ve kasaba hem demiryolu
güzergahı hem de Anadolu’dan İzmir üzerine geçişi
sağlar konumda olduğu için, Milli Mücadele yıllarında
İtilaf Devletleri tarafından kilit nokta olarak görüldü.

Bir yeri sevmek için illa ki oralı olmak gerekmiyor,
doğup büyüdüğümüz topraklarda yaşamak hepimizin
hayalini süsler. Haya􀆨mızın büyük kısmını oralı
olmadığımız yerlerde yaşayarak geçiriyoruz.

Atalarımız “İnsanın vatanı doğduğu yer değil
doyduğu yerdir, “ demiştir.

Kişi doğduğu yerde kazanç sağlayamazsa, kazanç
sağlayabileceği bir yere göçer; orayı yurt edinir. Doğduğu
yerden çok burasını benimser.

Tabii ki de doğduğumuz yer çok kutsal ve
kıymetli ama doyduğumuz yer de hayatımızı devam
ettirmek için önemli olduğundan nerede karnın
doyuyorsan orası memleketin oluyor.

Buram buram tarih kokan şehir, paranın ilk
basıldığı Lidya Krallığınının başkenti olan Sardes Antik
Kenti’nin bulunduğu yerdedir.

Kurtuluş Savaşı’nda Kuvayı Seyyare Birliği
burada oldukça önemli bir görevi üstlenmiştir.
Salihli işgalden sonra büyük zulümler çekmiş ve 5 Eylül 1922
yılında düşman işgalinden kurtulmuştur.

Kurtuluş hikayesi oldukça ilginç olan Salihli’de
halkın evde bulundurduğu bayraklar toplatılmıştır. Türk
bayraklarının ellerinden alınmasına içerleyen cefakar
Salihli kadınları evlerinde bulunan kırmızı kumaşların
üzerine ay yıldız işleyerek kendilerine yeni bayraklar
yapmış, kendilerini kurtarmaya trenle gelecek olan
orduyu Salihli istasyonunda bu bayraklarla beklemiştir.

Top sesleri çok yakındır ve fısıltı gazetesine göre
Türk askeri gelecek ve Salihli düşman işgalinden
kurtarılacaktır.

Milletin milleti kurtardığı bu mücadele, Türk,
Kürt, Laz.. Tüm milletin, kadınların, çalışıp çabalayıp
cephe arkasında askerlere yemek yapıp, çorap, yelek
örerek kazandığı zaferidir.

Koca şehir çıldırtan bir sessizlik içinde
kurtarılmayı beklemeye başlar. Erken saatlerde uzunca
bir düdük sesi ile uyanır bütün halk, Türk ordusunun
treni ümidiyle beklenen, kurtuluş umudu olan sesinin
duyulması ile bütün balkonlar ve pencereler, kadınların
kendi olanaklarıyla yaptıkları bayraklarla donatılır.
Aslında gelen, Yunan askerlerini Alaşehir’den getiren
trendir.

Tıklım tıklım Yunan erleriyle dolu treni, kendilerini
kurtarmaya gelen askerler sanarak büyük coşku ile
istasyona koşan halk ve Yunan askerleri şaşkındır.

Bu arada sadece Durasıllı tarafından gelen
takviye altmış kişilik Türk askerini gören Yunanlar,
oradaki masum halka ve askerlere saldırır.

Masum halk, Türk ve bazı vefalı Rumların
ambarlarında saklanmış ve bir çok insan bu şekilde
ölümden kurtulmuştur.

Arkadan gelen destek ekibi ile Yunan askerleri
geldikleri trenle İzmir’e doğru püskürtüldü.

İstasyondan aşağıya doğru her yer kan , alev ve
ateş topu haline döner, yirmi yedi şehit verilen istasyon
savaşı ile Salihli, düşman işgalinden kurtarılır.

Büyük önder Mustafa kemal Atatürk Kurtuluş
Savaşı boyunca beş defa Salihli’de kalmıştır ve halkı
mücadele için yüreklendirmiştir.

5 Eylül yaklaşırken, savaş boyunca zulüm çekmiş halk,
kurtuluş hikayesinin hüznünü coşkuya döndürmenin
hazırlığı ile avunmaktadır.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir