Köşe Yazısı

Nerede Kalmıştık?

“Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi”

Kanuni Sultan Süleyman’ın bu
meşhur sözü ile sağlığın kıymetini biliyor
gibiydik.

Bir nefesin bile ne kadar önemli
olduğunu biliyorduk!

Ama, “Ateş düştüğü yeri yakar”
misali yaşamadan bunun değerini bilmek
çok zormuş, anlamsızmış!

Bir nefesin ne kadar değerli
olduğunu Virüs içime düşünce yaşayarak
anladım.

xxx

“Şimdi bakın yoldan geldik, yola
gideceğiz. Şurada ayakta duranın da,
oturanın da garantisi yok. Yani, ruh bir
saniyeliktir. Küf dedi mi gitti. Bunun da
nerede geleceği, nasıl geleceği, ne şekilde
yakalayacağı belli değil. Bir saniyenize bile
hakim değilsiniz. Bir saniyesine bile hakim
olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat
için, bir dünya için, bu kadar fırıldak
olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız,
düz duracağız, düz yürüyeceğiz. Dik
duracağız, doğru gideceğiz. (Muhsin
YAZICIOĞLU)”

Böylesine bir dünyada yaşadığımız
olaylardan ders almadan yaşamak ne
kadar acı!

Aldığımız her nefesin değerini
bilerek yaşamak ‘İnsan’ olmanın en önemli
özelliğidir.

Geçtiğimiz ayda yaşadığım
coronalı günler zor günlerdi.

Nefes alamıyorsun ve cihazlara
bağlı yaşamak zorunda kalıyorsun.

Sağlıklı bir nefes almak en büyük
hazine olduğunu anlıyorsun.

Doktorun;
“Her şeye hazırlıklı olun. Bu virüsün
ne yapacağı belli değil! Biz elimizden geleni
yaparız… Ama…” sözleri kulaklarınızda
yankılanıyor.

Sonra aklınıza yaptığınız yanlışlar
geliyor ve “Ben neden bunları yaptım” diye
kendinize kızıyorsunuz.

En sevdiklerinizi en önemsiz
konular için nasıl kırdığınızı
düşünüyorsunuz.

Kırmızı ışıkta on saniye
bekleyememe tahammülsüzlüğü içinize
batıyor.

Üç kuruş para kazanma hırsı ile
dünya nimetlerine nasıl tamah ettiğiniz acı
veriyor.

Çaresizlik içinde saatler, dakikalar,
saniyeler geçmek bilmiyor.
İlle de bir nefes!

Vaktiyle yaşlı bir vatandaş nefes
darlığı sebebiyle doktora gitmiş. Doktor,
hastayı solunum cihazına bağlamış ve
verdiği hava ile efes almasını
kolaylaştırmış.

Belli bir süre sonra taburcu olan
hasta, solunum cihazına bağlanmak için
çıkan faturayı görünce ağlamaya başlamış.

Çevresindekiler “Amca çok üzülme,
para çok geldi ise indirim yaparız. Yeter ki
sen üzülme, ağlama..” demişler.

Ama, yaşlı amcanın üzüntüsü para
değilmiş:

“Ben faturaya, paraya
üzülmüyorum. Seksen kusur senedir bana
bu nefesi veren benden bir para istemedi.
Bedava verdi aldığım nefesleri. Şimdi
kıymetini bilmediğim o nefeslere
üzülüyorum. O nefesleri verene yeterli
teşekkürü edememenin acısı içindeyim.
Yıllardır sigara içerek o nefeslerin kıymetini
bilmeden yaşamak ne kadar acı! Aldığım
her nefesin karşılığını bilmeden yaşamak
ne kadar hüzün veriyor insana… Yoksa bu
faturaya üzülmedim.”

O anlarda sadece sen varsın… Bir
de dua eden sevdiklerin.

Binlerce iyi dilek mesajları ve
açamadığın yüzlerce telefon…

Sonunda “Daha yapacağımız güzel
hizmetler varmış” alın yazısı ile Cenab-ı
Allah (CC) nefes almaya izin verdi ve
kaldığımız yerden çalışmalarımıza devam
ediyorum. Hamd ederim.

Bu zorlu sürecin bence
kahramanları sağlık çalışanlarına
şükranlarımı sunuyorum.

Öğrencilerim, sanat sever
dostlarım, akrabalarım, arkadaşlarım ile iyi
bir “Güzellik” biriktirmenin mutluluğu ile
hayat devam ediyor.

Allah’ın bir mucizesi olan insan
vücudunun değerini bilmek çok önemli.
Dengeli beslenmek, zararlı
alışkanlıklardan uzak durmak, hoşgörü ve
sevgi ile karar vermek, yola çıkmak.
Derken “Yaradılış gayesine” uygun
yaşamak bütün sıkıntıların tek ilacıdır.

xxx

Filistin’deki İnsanlık Katliamı

Salihli Sivil Dayanışma
Platformunun düzenlediği protesto
programı olması gereken gibi oldu. Aylardır
cami vaazlarında, televizyon
programlarında Filistin deyip Doğu
Türkistan’ı unutan zihniyete rağmen Salihli
Sivil Dayanışma Platformu “Kudüs
ruhumuz, Doğu Türkistan Bedenimizdir”
sloganı ile ayrım yapmadan zulmü protesto
etti. Evet, Doğu Türkistan’da da insanlık
zulmü vardır ve biz bunu görmemezlikten
gelemeyiz. Böyle bir programa katılmak
isterdim. Düzenleyen Sivil Dayanışma
Platformuna şükranlarımı iletiyorum.

xxx

Salihli Milli Eğitime Yeni Müdür

Salihli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü
yaklaşık 10 yıldır İsa Dilek tarafından
yönetiliyordu. Boşa geçen bu on yıl içinde
İsa Bey’in görevden alınması Salihli için
önemli bir kazançtır.

Ama bunun kadar yerine atanan
Milli Eğitim Müdürünün Mahmut Yenen
olması çok isabetli olmuştur.

Yeni Müdürümüz; Salihli’yi, eğitimi,
okullarımızı çok iyi bildiğine inanıyorum.
O’nun öğretmenevi Müdürlüğü
zamanındaki girişim ve hizmetlerini
biliyorum. Bu hizmetlerin daha fazlasını
yeni görevinde yapacak ve Salihli
kazanacaktır.

Yeni Müdürümüz Salihli’deki bütün
problemlere çözüm için elini taşın altına
koyacak ve eğitimdeki seviyemiz kısa
zamanda yükselecektir.

Salihli’de sendikalar, sivil toplum
örgütleri, siyasi partiler, yerel ve genel
iktidar birlik ve beraberlik içinde
insanımızın eğitim ve kültür seviyesini
yükseltmek mecburiyetindedirler.

Bu fırsat Mahmut Yenen
Müdürümle yakalanmıştır ve her şey daha
güzel olacaktır.

Bu vesile ile Müdürümüze başarılar
dilerken her zaman desteğimizle ve
projelerimizle yanında olduğumuzu
belirtmek isterim.

xxx

Haftanın sözü:

“Hayatta, ya tozu dumana katarsın
ya da tozu dumanı yutarsın.”
Aldous Huxley.

Tercih sizin…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir