Köşe Yazısı

İNCİ TANELERİ

Yakın zamanda yağan kar büyük küçük
hepimizi çok mutlu etti, ne kadar da ihtiyacımız
varmış çocuk gibi sevinmeye. Çok uzun zaman
oldu çocuk olmayalı, şakalaşmayalı göz göze
gelmeyeli.

Geçecek bütün bunlar, bembeyaz bir sayfa
açılacak, der gibi yağdı. O denli ahenkle yağdı
ki ninni fısıldadı sanki kulağımıza. Hepimize
mutluluk kaynağı oldu.

Yakınlaşmak için üşümeliydik sanki,
birbirimize sokulmamızı istedi bu beyazlık.

Yatıya kalsa ne kadarda iyi olurdu, ısrarla
kalmasını istedik, bu gece de sabahı örtmeliydi.
Dertleri kederleri, endişeleri hafifletirdi belki.

Coğrafi koşullara bağlı olarak kimine işkence
kimine mutluluk kaynağı oldu, bizim payımıza
da mutluluk düştü.

Bizi kısa süreliğine de olsa ziyaret eden kar,
beyaz örtüsüyle birlikte her tarafı sükûnete
bürüdü. Yarattığı büyülü sessiz atmosfer bizi
bizden alıp götürdü.

Bir temizlik yapmak istiyor doğa ana, önce
yorgan gibi örtecek sonrada su ile yıkayacak
tabiatını. İçimizi temizlemek için yağdı
sanıyorum.

Saflığın , bereketin ve arınmanın simgesi,
toprak anaya yorgan, bitkilere lapa lapa can
suyu olan beyaz kelebek misali, havada uçuşan
kar taneleri..

Kardelenlere yoldaş soğan çiçeği, rüzgar
çiçeği ve çuana çiçeğine siper oldu.

Sanki yaşadığımız endişelerin korkuların
üzerini örtercesine yağdı. Yağan karın
aydınlığından kaynaklanan bir ümit belirdi
içimizde.

Ne kadar ihtiyacımız var yağan karla
dinlenmeye… Sanki uzun zamandır bizi ziyaret
etmemiş bir dostu görür gibi sevindirdi. Nasır
tutan yüreklere merhem oldu.

Gitmek ile kalmak arasındaki ayrılıkla
düğümlendi âdeta.

Ne kadar güzel yağıyor uyumla yan yana,
birbirinden bağımsızca.

İnsanoğlu da öyle değil midir?

Benzeşim ruhun da ölümüdür, benzemezlik
doğaya özgüdür. İlk bakışta dağ dağdır, kar
kardır. Ancak ruhunun gözüyle kavrayış
derinliği olanlar görüyor nesnenin
benzemezliğini.

Her zaman hepimiz güzel olanı görmek isteriz.
Doğayı gelin gibi süslenmiş halde görmek,
insan ruhunun estetiğine işlenir ve rahatlatır.
Beyaz huzurdur, güvendir, sessizliktir, barıştır
ve temiz olandır. Karın yarattığı bu büyülü
sessizlik içimizi ısıttı. Küçük şeylerde
aradığımız sıcaklığı bulduk.

Yer üstü ve yer altı su rezervlerinin en önemli
kaynağıdır. Hava ve karadaki zararlı mikrop
ve bakteriler yağan karla yok olur.

Kış mevsiminin olmazsa olmazıdır, baharın
kokusudur. Kuraklık kapıda endişesinin
yokluğudur…

Kış dinlenmeyi bileni sarıp sarmalar, tüm
hayatı yavaşlatır, durup dinlenirdi biraz. Tüm
canlıları düşünme zamanıdır.

Bize göre, kuş kanadı kadar hafif olan kar,
yoğunlukla yağdığı yerlerde yaşayanlara göre
de yüreğe oturmuş bir yük kadar ağırdır.

Konum olarak bu güzel doğa olayının
olumsuzluklarından en az derecede etkilenecek
bir yerdeyiz. Tabiat tüm güzelliklerini bizim
Aslında her yerde aynıdır yağan kar, fakat
kimilerine eğlence, kimilerine oyun kimilerine
de işkence.

İnsanoğlu bir telaş içinde sürekli birbirine
çarparak ilerliyor, kar taneleri ise birbirine
değmeden ne güzel yağıyor…

Kar tanesi gibi yaşıyoruz hayatı, birbirimizden
uzak, ayrı ayrı eriyoruz.

Doğayı kaplayan bu örtü uzun süre üstümüzde
kalırsa hayvanlar da olumsuz etkilenir.
Karların üzerinde yiyecek arayan kuşlara yem
vermek ne büyük haz verir insana. Aç kalan
sokak hayvanlarına yiyecek bırakmak. Kar
zorda kalanlara merhamettir.

Bu karda çadırda kalanlara evi olmayanlara
yolları kapananlara da en kısa sürede bahar
gelsin isterim.

Dört mevsim yaşanan ülkemizde kısa da olsa
karın tadını çıkarmak karışılamayacak
keyfimiz. Haydi hep birlikte kar topu
oynamaya…

Hatice Değirmenci Dirgen
Hemşire

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir