Köşe Yazısı Yaşam

HAMAK

Gözlerinizi kapatıp bir ormanda
olduğunuzu hayal edin güzel yemyeşil bir
doğa, kuş sesleri ,yüzünüzü sıyırıp geçen
rüzgârın melodisine eşlik eden ağaçların
şarkısı, usulca mırıldanan bir dere…Derin bir
nefes alın, keyif verdiyse, çok yorulmuşsunuz
demektir.

Pandemi süreci hepimizi yormaya
devam ederken bu işte en fazla etkilenen
şüphesiz biz sağlık ordusu çalışanları olduk ,
hem fiziken hem ruhen çok yorulduk. Fiziksel
olarak yorulmak bir nebze tolere edilebilir de
ruhen yorulmamızın tedavisini nasıl
sağlayacağız ?

Kimsenin kimseye sabrının
kalmaması, herkesin kendini haklı ve önemli
zannetmesi ve giderek ileri derecede
görülmeye başlanan tahammülsüzlük…

Sanki bizi bir kabusun içine attılar ve
uyandırmayı unuttular…

Yorulmak ne uzun bir kelime…ilkin
aynı dili konuşmadığınızı bildiğiniz yaşamları
tanımaya başlamak zorunda kaldığınızda
kendini gösterir, her düştüğünüzde kendi
başınıza kalkıp yaralarınızı kendiniz
sarmışsanız güçlü olduğunuzu düşünüp kendi
yüklerini de omuzlarınıza bırakanlarla devam
eder…

Bazen nefes alamadığınızı düşünüyor
musunuz? Alışveriş yaparken en sevdiğiniz
elbise bile aklınızı çelmiyor mu?

Çok severek yediğiniz çikolata artık tat
vermiyorsa , aklınıza hemen acaba covid mi
oldum sorusu gelmesin. Korkmayın yorulmuş
da olabilirsiniz fazla iyilik her zaman yorar…

Boşa giden emekler yorar
Anlamsız davranışlar yorar
Laftan anlamayanlar yorar
Saçma sapan ikiyüzlüler yorar
Sahtekarlıkta uzman olan ama
ahlaklı olduğunu zannedenler yorar.

Hep beni sevin hep beni sevinciler
yorar.

En çok benimle ilgileninciler yorar
Vıcık vıcık ilişkiler yumağı yorar
İçten pazarlıkçılar yorar
Kaprisleri yorar
Bitmek bilmeyen istekleri yorar
Dünyanın kendi etrafında döndüğünü
zannedenciler yorar!

Ukalalıkları yorar
Kötü olsun ama benden olsuncular
yorar

Kendilerince kurnazlıklarına maruz
kalmak yorar
Bunlarla iletişim kurmaya çalışmanın
mecburiyeti bunları anlamaya çalışmak
zorunda oluşunuzun gereksiz çabası yorar!!
Bunlar yetmezmiş gibi tası tarağı
toplar zihnine sığınırsın o daha fazla yorar..
Ez cümle insan hep yorar lakin az
gelişmiş olanlar daha fazla yorar..

Yoksa insan kalbi atarken neden
yorulsun.

Yorulmak ne derin bir kelime

Yorgunluk var kısım kısım göz göz
güzel sevmemek de bunun en iyi
örneklerinden biridir. Sevgi bir iletişim dilidir ,
anladığımız kadar severiz sevdiğimiz kadar
anlayabiliriz , Nhat Hanh der ki :”Eğer
ebeveynlerimiz birbirini sevmediyse, sevginin
neye benzediğini nerden bilebiliriz ki?
Ebeveynlerin çocuklarını bırakabilecekleri en
değerli miras para, ev, arsa değil kendi
mutluluklarıdır. Eğer mutlu ebeveynlere
sahipsek, en büyük zenginliğe sahibizdir.”

Nhat Hanh’ın bütün öğretilerinde
“Anlamak sevginin diğer adıdır” fikri
yatar… bütün sorun kalbimizi nasıl
büyütebileceğimizdir , bunun için de önce
kendimizi anlamamız kendimizi sevmemiz
kendimizi mutlu etmeyi öğrenmemizle başlar
ve kendimizi sevmeyi öğrendiğimizde de
sevme yeteneğimiz gelişir.Sevmenin iyileştirici
gücü vardır lakin sevgi tek bir varlığa
yönlendirilen bir kavram değildir , bir tohumu
severek ekerseniz içinizde bir ormana döner ,
sevgi sadece kendinden olana sunulan bir
limonata veya bir tatlı türü değildir , sadece
kendi hayvanını , kendi çocuğunu ,kendi
bahçeni seviyorsan bu sevgi değildir.

Gerçek sevgi neydi? Seviyorum ve
aşk kelimeleri neden bu kadar çok tüketildi?

Bir kişiyi seviyorsanız onu istemediği
bir yere gitmeye , sevmediği bir şeyi yemeye
zorlamazsınız .Gerçek sevgi karşındakinin
mutlu olmasını istemekse neden onu mutsuz
edecek şeyleri yapması istenir bunu hiç
düşündünüz mü?Böyle bir sevginin içinde
anlayış var diyebilir miyiz?

“Bu sefer onun istediği olsun” “Ama
kırılmasın” “O böyle istiyor” “çok sevdiğinden
yapıyor” gibi cümle kalıpları da anlamadan
sevmeye gösterilebilecek şahane örneklerdir ,
anlamadan sevmek boş bir söz kalıbından
öteye geçmez , anlamadan sevmek sadece
yavan bir kelimedir.

Günümüzün en büyük hastalığı
sevdiğiniz insanı kıskançlık kavga ve kısıtlama
ile dönüştürme çabasıdır…

Kimseye “sevdiğinden yapıyor.”
“seviyor ki kıskanıyor” “olsun seviyorum” gibi
bahanelere sığınarak sınırsız sabır
göstermeyin!Bilin ki asla sizi sevmiyor ama
öncelikle kendini sevmiyordur.

Temmuz ayında 36 kadın çok
sevildiklerini zannettikleri kişiler tarafından
öldürüldü şimdi buna gerçek sevgi diyebilir
miyiz ,

Bu olsa olsa bir mülk üstünde hak
iddia talebinden başka hiçbir anlam ifade
etmez , ayrımcılık ve bağımlılık içeren hiçbir
kavramın içinde gerçek sevgi barınmaz.
Gerçek sevgi yormaz incitmez kırmaz
öldürmez! “Nasıl seveceğini bilmeden
sevmek sevdiğimiz kişiyi yaralar” der Nhat
Hanh…

“Özü gülmeyenin yüzü güler mi
Sevgisiz muhabbet Hakk’a değer mi
Sevgi haktır seven alır bu hakkı
İçi güler dıştan görünür farkı
Sevmeyene akmaz sevginin arkı
Boş lafla oluklar dolmuyor canım “

Güzel sevme dendiğinde aklıma
Neşet Ertaş gelir ,Keşke Neşet Ertaş sevgisini
saygısını bir nebze anlayabilseydik , bir kadına
bir erkeğe duyulan bir sevgiden bahsetmiyorum,
bu sevgi bütün aleme bütün kainata
duyulan sevgi…

Yazıdan da anlaşıldığı üzere bir
süreliğine aranızda olamayacağım,
görüşünceye değin hoşça kalın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir