Köşe Yazısı

DUŞAK KESMEK

Karl Japers’in belirtiği gibi ‘’Hakikata giden yolda , en yüksek
iyinin bilgisine ulaşabilecek yolda, özgürce olabilmektir. Esas olan
insanın hangi yaşamın yolcusu olduğudur, nereye doğru
yürüdüğündür. ’’

Uçsuz bucaksız bir yol olan insan hayatı zor ve oldukça
meşakkatlidir, ne kadar doğru bir yaşam sürersek o kadar doğru
yoldayız demektir.

Yaşam şeklimiz gittiğimiz yoldur aslında.

İnsanı insan yapan , diğer varlıklardan ayıran en önemli
özelliktir yol bilinci.

Gittiğimiz ya da gideceğimiz bir hedefimiz varsa yol bizi
oraya götürür.

Hangi yoldan gitmeliyim? Bu mu yoksa şu yol mu?
Sağ yol mu yoksa sola giden yol mu?
Neye göre tercih yapmalıyım?

Herkes bir yol tutturmuş gidiyor. Yolunu bulan da var
bulamayan da. Yol vardır yola girersin yol vardır yolda kalırsın!

Nereye gideceğini bilen insan için mesafelerin pek anlamı
yoktur. Hedefine ulaşmak isteyen kişi koşarak ilerler ve hedefteki
güzelliktir onu yolundan alıkoymayan.

Yürümek insana çok şey öğretir etrafına bakarsın , gelip
geçeni görürsün ;evreni çevreleyen güzelliklerin farkına vardığın en
kıymetli dakikalardır yürüyerek geçirdiğin zamanlar.

Gideceğin yerde mutluluk da vardır hüzün de, önemli olan
nereye gideceğini bilmektir.

İki arada kalmadan kendi kararınla attığın adımlar alır
götürür seni uzaklara.

Giderken tek kişi gidersin ama geride milyonlarca insan
bırakırsın , giden bir gülücük borç bırakır kalana. Giderken geçmişini
kötüleyerek bir yerlere gidenler zamanla kötüleyecek bir şey
bulamazlar.

Gitmek mi zor kalmak mı? Bilinmez ama giden sadece
kendini götürmez uzaklara! Yüreğindeki sevdiklerini de taşır
yanında.

Yaşadığın süre zarfında her şeyin bir yolu olduğunu
öğreniyorsun, ne kadar dikenli bir yola girseniz de güllerle serpili
tarlaya varacaksınız.

Yol değişse bile yolculuk değişmiyor. Hepimiz bir yolcu değil
miyiz bu hayatta? Bazen bir handa, bazen bir ağaç gölgesinde bazen
de şırıl şırıl akan bir nehir kenarında konaklarız.

Öyle zamanlar gelir ki dikenli bir tarlada buluruz kendimizi,
nere basacağımızı bilemeyiz. Bazen de ters dönmüş bir kaplumbağa
gibi yolda döner dururuz düze çıkmak için.

İnsan elinde bir haritası olmadan ayakları ve beyninin
götürdüğü yöne doğru ilerler.

Bir yerlere varmak, bir şeyler aramak ya da bir şeylerden
kaçmaktır bu yolcuğun nedeni.

Öyle bir hayat sürmeliyiz ki! Ne yol incinsin ne ayaklarımız.
Yürümek insana verilen en güzel nimetlerden biridir.

Eskiler bilir çocuk ilk yürümeye başladığında bir sürü
kutlamalar yapılır, bebeklerin ilk adımlarını düz basacağı ve her
türlü kötülüklerden korunacağı inancı ile ayağına kurdele bağlanıp
kesilir ’duşak kesmek’tir bunun adı.

İlk adımla başlayan yolculuk hayatın son anına kadar devam
etmektedir.

İnsan şelale gibi akar durur.
Her bir birey de bu şelaleden aşağıya bırakılan bir gül gibidir.
Ait olduğu yere kadar gidecek ve yerini bulunca orada kalacaktır.

Yollar dağlara ve nehirlere açılır, bazen de uçuruma!
Hayat denen bu uzun gibi görünen yol kelebeğin ömrü kadar
bir süre aslında, göz açıp kapamadan geçiyor.

Yola devam ediyoruz, yine devam edeceğiz yılmadan
usanmadan. Var oluşumuzu sürdürebilmek için yeni arayışlar ve
aradığını bulma amacıdır.

İnsan kendi içselliğini aramaktadır ve içselliğini bulmanın
telaşıdır bu hızlı adımlar.

Yol insanın içinden geçer aslında, kendi içselliğimizedir bu
yürüyüş. Ve bu yol bizi beklentilerimize ve içselliğimize götürür.

Aradığımız şey aslında kendimiziz, kendi içimize yolculuk
ediyoruz.

Biz kendimiz için yolculuğu istediğimizden dolayı nereye
gideceğimize de kendimizin karar verebileceği yönsüz denizi mi
arzuluyoruz?

Çünkü karalar, sokak sokak nereye gideceği adreslere
bölünmüştür ve yolun nereye gideceği önceden bellidir. Burada
ayağın ayakkabıya uyması söz konusudur. Oysa deniz öyle değildir.
Nereye gideceğin belirsizdir, özgürlüğe doğru ilerlemektedir. Belki
de kuş olmak dileğindeyizdir.

Gelmek, gitmek , kalmak hepsi sancılı, gitmek ve kalmak
toprağın kaderi, kim istemez bir yurdu olsun?

Mesafeler görünmezlikleri ile çeker insanı, kendine
görünmeyene özlem ve içimizdeki beni keşfetmek için çıkılan yolda
her zaman kendi olmadır insan.

Hayaldir yol,
Umuttur özlemdir,
Sıladır ,duraktır.
Kendi içimize yürümek

Bir çok insan kendi içine yolculuk yapamaz, buna cesareti
yoktur. En güzel yol kendi içimize yapılan yolculuktur. Ve en önemlisi
orada kiracı gibi değil ev sahibi olarak kalmaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir