Köşe Yazısı Siyaset

Büyük Birlik Partisi

Geçtiğimiz pazar Ankara’da Büyük Birlik Partisi’nin
11. Olağan Kongresi yapıldı.

27 yıl önce Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nun kurduğu
partinin yapılan kongresine Manisa Delegesi olarak katıldım.

Oluşumun en başından itibaren demokrat ve
paylaşımcı yapısı ile Muhsin Başkan’ın hep yayında oldum. 11
olağan ve 5 olağanüstü toplam 16 kongrenin 15’ine katıldım.
Bir dönem BBP’nin Salihli İlçe Başkanlığını yaptım.
Geçtiğimiz mahalli seçimlerinde ise Belediye Meclis Üyeliği
adayı olarak listelerde yer aldım.

Günümüz siyaseti benim yapıma uygun değil! Ben
isterim ki her konuda iyiye iyi demek, kötüye de kötü demek…
Ama günümüz siyasetinde bu böyle değil. Tamamen lider ve
yönetimi direktifleri ile yönetilen bir parti yapısı. Lider, doğru
veya yanlış bir karar verince o karara itiraz etmek mümkün
olmuyor. Lideri veya kararlarını sorgulayan hemen en kısa
zamanda yargılanmadan ihraç ediliyor!

Böyle bir yapı demokratik ve çağdaş toplumlarda
olmaması gerekir diye düşünüyorum ve bu nedenle
siyasetten uzak durmaya çalışıyorum.

Ama Muhsin Başkanım farklı idi. O, istişare
yapmadan karar vermez ve arkadaşlarının fikirlerini dinlerdi.
Böyle olunca Büyük Birlik Partisi’nde siyaset yapmaya
başladım. Hiç bir beklentim yoktu! Muhsinî çizgi benim siyaset
çizgimdi. Bu çizgi Allah’ın rızası doğrultusunda yürümekti.
Verilen haksız makam ve şöhretleri elinin tersi ile itmekti.

Pazar günü yapılan kongrede mevcut genel başkan
Ankara Milletvekili Mustafa Destici’nin karşısına yine ilk
kurulduğundan beri partinin içinde görev almış Haşim Yanar
Bey aday olmuştu.

Haşim bey, aday olurken; partinin ilk kuruluş
çizgisinden uzaklaştığını söyleyerek aylar öncesinden bir
çalışma başlattı. Bu zaman dilimi içinde Destici ve yönetimi ile
ilgili memnuniyetsizliğini belirten demeçler verdi, açıklamalar
yaptı. Aslında bu, demokratik ortamda, haddi aşmamak kaydı
ile normaldi.

Bizim beklediğimiz parti tüzüğü doğrultusunda her iki
aday da gerekli imzaları toplayıp; seçime katılacak, delege de
oy verip seviyeli bir şekilde kongremizi yapacaktık.

Ama böyle olmadı. Tahmini 300 kadar Alperen Ocaklı
genç salona geldi ve kapalı spor salonunun içinde adeta bir set
oluşturdu. Biz önceleri “Buna ne gerek vardı” diye
düşünürken; hem de delegenin yani bizim oturmamız gereken
yerleri bu gençler oturmuşken ve de bizler tribünlerde yerimizi
almışken kongre başladı.

Kongre öncesi 5 ayrı noktada kimlik kontrolü
yapılarak içeri girebilmiştik.

Daha işin başında, muhalefet divan heyeti adayı
teklifini vermek için kürsüye çıkar çıkmaz salondaki gençler
düşman kuvvetlerine saldırırcasına ilk gözdağını verdi.
Salonda büyük bir şok!

O arbedenin içinde gençler, dedesi yaşında delegelere
yumruk sallıyor, tekme atıyor, hakaretler savuruyor.

Baktım; salonda ağlayanlar vardı. Muhsin Başkan’ın
kurduğu partinin düştüğü hâl içler acısı idi.

Kardeş kardeşe yumruk atıyorken; bir partili
“Yazıklar olsun size, bu rezalet nedir?”diye bağırıyordu.

Bu tür olaylar kongre süresince 5-6 defa tekrarlandı.
Bir çok delege arkadaşım “Lanet olsun” deyip kongreyi terk
etmişti.

Muhsin Başkan’ın ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu niye
protokolde değil de tribünlerde oturuyordu? Yine Yazıcıoğlu
Ailesinden niye kimse yoktu?

Salondaki afişlerin arasında malum suikast ile ilgili
hiç bir afiş, yazı yoktu!

Bir sürü soruların arasında kongre akşamüstü saat 18
sularında sona erdi.

Bu benim siyaset hayatımın son kongresi idi. Böyle bir
yapının içinde siyaset yapmak benim ve benim gibi düşünenler
için mümkün değil.

Vefa duygusu ile 27 yıldır büyük emek verdiğimiz bu
parti bu aşamadan sonra sistem partilerinin arasına katılarak
tarihi seyrine devam edecektir

Bu yolculukta ben yokum!

Benim olup almamam bir önem ifade etmeyeceğini de
biliyorum. Küçük olsun, benim olsun anlayışı ile siyaset
yapanlar arasında bulunmak istemem!

Değerli başkanım, sen gönüllerimizde ve
dualarımızdasın. Senin fikirlerin ve anlayışın içimizden hiç
silinmeyecektir. Bütün dünyada adına yapılan eserlerle ve gül
yüzünle ebediyen yaşayacaksın. Büyük emeklerle kurduğun
partin şimdi yok artık!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir